ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
3,9376
EURO
4,6999
IMKB
0.00
ALTIN
163,366
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Ankara0/9 ºC
İstanbul9/15 ºC
İzmir4/18 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cafer UZUNTAŞ
Bir zamanlar üç tane sinema iki
16.03.2017 15:15

Bir zamanlar üç tane sinema iki radyomuz vardı

 

BİNBİR GECE SİNEMALARI

 

Bir zamanlar Ankara’nın en meşhur sinemalarından GÖLBAŞI SİNEMASI  vardı.

1960 yıllarında Ankara Maltepe semtinde GÖLBAŞI sineması vardı. Aslında halen var. 1960 yıllarda bu sinema dolup taşıyordu. Televizyonların olmadığı bir zamanda sinemanın çok seyircisi olduğu yıllarda unutmaz anlar yaşanıyordu. Her gonk çaldığında seyirciyi yeni bir heyecan sarardı. İnsanlar film seyretmek için saatlerce sırda beklerdi.

 

O yıllarda Gölbaşı’nda da üç tane sinemamız vardı. Bir tanesi Bahçelievler mahallesinde İnönü ilköğretim okulun arkasında açık hava sineması vardı.Yıllar su gibi akıp geçti ki, sinemanın ismini dahi unuttum . Yanılmıyorsam GÜL sinemasıydı.

 

Diğer iki sinema  Jandarma karakolun az aşağısında eski adıyla fabrika caddesindeydi. Adı  BİNBİRGECE  sineması. BİNBİRGECE SİNEMASI  Ankara’nın en güzel sinemalarından biriydi. İki katlı ve deri koltuklu ,daha önemlisi açık hava sinema salonu da vardı. Yazın açık hava sineması çalışırdı. Yaz kış sinema kapılarında çok bekledik.

 

Çocukluğumuz akşamları sinema kapılarında beklemekle geçerdi. Bazen sinemaya kaçak girmenin yollarını arardık. Yakalandığımız zaman da sinemayı temizletirlerdi. Ama yinede film izlemiş olurduk.Bazen de  az paramız olurdu.Filmin ilk yarısının bitmesini beklerdik ki az parayla hiç olmazsa filmin diğer yarısını seyredelim.Bedava film izlemenin diğer yolu da, sinemanın temizlenme saatinde gelip kocaman sinemayı iki saatte temizlemekti. Yada kavak ağaçlarına çıkıp tepeden seyretmekti.

 

 

Açık hava sinemasında film başlayınca çekirdek sesinden ( çıt çıt…) başka ses çıkmazdı. Her kes pür dikkat filme kaptırırdı kendini. Taaaki  gonk sesine kadar.

15 dakika arada tuvalet  ihtiyacından çok, filmin ilk yarısı konuşularak bir daha hafızalarda tazelenirdi.Bu arada sigaradan hızlı hızlı nefes çekerdik ki ikinci yarıya yetişelim.

Filmin ikinci yarısı başlayınca herkes yerini alırdı. Film oynatılırken  gazoz gazoz seslerine dikkatimiz dağılırdı ve gazoz satanlara kızardık. Nedendir bilinmez ama, Arada birde olsa sinema taşlanırdı. Yada çürük yumurta atarlardı.

 

Ferdi Tayfur,Orhan  baba, Müslüm baba ,Perihan Savaş,Necla Nazır,Filiz Akın,Hülya Koşyüğit, Fatma Girik’in dramatik filmlerinde ağlamaya hazırdık. Mazlumların ,garibanların kahramanları ,Cüneyt Arkın, Kartal Tibet,Kadir İnanır,Serdar Gökhan’ın  vurdulu kırdılı filmlerini seyrettikten sonra sokağa çıktığımızda adeta patlamaya hazır dinamit gibi ,kavgaya hazır olurduk. Hep halk kahramanı artistlerin giydiklerini ve söylediklerini taklit etmeye,hep onlar gibi halk kahramanı olma hayali ile yaşardık gençlik yıllarımızda.

 

Her hafta cumartesi ve Pazar geceleri sinemada film oynatılırlardı. Sinema afişleri her pazartesi değişirdi. Film oynayana kadar asılı kalırdı. Afişlerden filmin senaryosunu hafızalarımızda canlandırmaya çalışırdık.Hafta sonunu  iple çekerdik.Gençliğin  sinemadan başka  eğlencesi yoktu.

 

Biz bunları Gölbaşı’nda yaşadık. Şimdi bakıyorum da üç sinemadan bir tane si yok. Hepsi tarihin içinde kayboldu. Bir zamanların lüks eğlencesi olan sinema rant kavgasına kurban gitti. Yerinde beton binalar dikildi. Belki sinemanın olduğu arsa sahipleri para babası oldular ama sinemayı da tarihin içine gömdüler.

 

Radyoların ömrü çok kısa oldu

 

Sinema salonları 80 yılların sonlarına doğru yıkılıp yerlerine yeni binalar yapıldıktan sonra  iki tane radyo istasyonu açıldı.ADAK FM  ve GÖL FM radyoları vardı.Tek kanal tv lerden sonra radyo istasyonları da mantar gibi çoğalmaya başlamıştı.Gölbaşı’nda bu iki radyo istasyonu açılmıştı.Gölbaşı’na çok şey kattılar ama fazla ömrü olmadı maalesef. Halk sinemalara gösterdiği ilgiyi radyolara göstermedi. Daha doğrusu vatandaş kıymetini bilmedi.Radyonun nasıl bir güç olduğunu anlamak da zorluk çekti. Anlayana kadar da  radyolar imkansızlıktan kapandı.

 

Gölbaşı’nın nüfusu  15 binlerdeyken üç sinema ,iki radyo istasyonu vardı. Şimdi nüfus 100 bine geliyor ,ne bir sinema ,nede bir radyo kaldı.15 bin nüfus varken  üç sinema salonu doluyor,ama 150 bin nüfuslu bir ilçede bir sinema salonu bulunmuyor. Ne kadar acı bir durum olduğunu sadece ben mi? farkındayım bilmiyorum. Saygılar bizden…

Not: Bu resim Gölbaşı sevdalısı Engin Sezer tarafından gönderilmiştir.

golbasi-sinemasi-1960.20170316151659..jpg

Bu yazı toplam 720 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
YAZARLAR
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
POSTA LİSTESİ